<

Aşk Yolunda

Mayıs 1, 2008 - Sır

 

Bir gün bir derviş, bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış..

Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları. "Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?" diye sormuş derviş. Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız.

"Sevdiğim çalışıyor orada. Ona elma götürüyorum."

"Kaç tane" diye soruvermiş derviş.

Kız şaşkın; "İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?"

Usulca kırıvermiş elindeki tesbihi derviş.

 

 

 

"Sırrım ağlayışımdan uzak değil gerçi,

Ancak her göz ve kulağa aşina değil ki."

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan 29, 2008 - Sor Beni

 

 

Özlemekten yorulmuşum kapında durdur beni

Ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni

Beni çöllerden sorma ki, sonra Mecnun yerinir

Aşksızlıktan taş kesilmiş şehirlere sor beni

 

 

 

 

Mustafa İslamoğlu

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Bir ah!

"...Açılan ellerimde, çırpınan yüreğim var. Temkine gelmeyen, ten kafesinde çırpındıkça kendini daha çok yaralayan deli yüreğim. Bağışla onu."